Dağlar Rün Taşları
Dağlar bölgesindeki 13 rün taşı, yaklaşık 517 kelime, oyunun numaralandırdığı sırayla. Karanlıkta tek tek yerine birlikte okunduklarında atmosfer olmaktan çıkıp bir anlatıya dönüşüyorlar.
Hikâye: Fenring
Dolunay'da gelir
Gecelerin avcısı
Adımları sessizdir
Dişlerinde gıcırtısı.
Her daim peşindedir
Çabucak saldırıverir.
Rün taşı 2
Pek azımız bu dağların yolunu bulabildi. Sayımız yirmiydi ama şimdi iki kişi kaldık. Agda ölüyor, bir Draugr oku kalbinin yakınına saplandı. Bu taşın yanı başında ona veda edip küllerini rüzgâra savuracağım. Sonra da yüzümü en yüksek tepeye çevirip Kanatlı Varlık'ı arayacağım. Odin bana ya ölüm ya da zafer bahşetsin.
Rün taşı 3
Ben, Ulf, tam da bu noktada, Valheim'daki hayatımın üçüncü yazında ulu ejderi ilk kez burada gördüm. Burada inip, geriye geyik ve domuz kemikleri ile Bozcüce kafatası bulunan koca bir dışkı yığını bıraktı. Bir daha bu yerin yanına bile yaklaşmam.
Rün taşı 4
Dur ve kulak kesil, yolgezer. Valheim'ın en yüksek tepelerinde hava ince ve kırılgandır. Buradayken bazen başka diyarlardan gelen sesler duyabilirsin. Midgard'daki bir muharebenin çarpışma seslerini, Valhalla'da verilen bir ziyafetin kahkahalarını ya da bir dünyadan diğerine geçen bir Valkür'ün haykırışlarını işitebilirsin.
Rün taşı 5
Burada bir keresinde tepemde uçan bir ulu ejder görmüş ve gözden kaybolana kadar çalılarda saklanmıştım. Bu taşı Cesur Ulf oydu.
Rün taşı 6
Bunu okuyanlar, evlerinin sıcağından ve çayırların güvenli alanlarından çok uzaktaki bu bayırlarda dolanmamaları gerektiğini bilsinler. Bu dağlarda kol gezen vahşi ve insafsız yaratıklar ete açtır ve bu yaratıklardan kötüsü de ayazın ta kendisidir. Canına değer veriyorsan kalın kürkünü giy, dayanıklı ateşler inşa et ve ulu ejderin yumurtalarına ilişme.
Rün taşı 7
Mahir şehirler kendi kendilerine yükselmezler
Yabancı toprakların göçmeni, kalbini böyle eyle
Yağız ol, ser verme
Rün taşı 8
Bu taş, Valheim'daki yedinci yılımda ben, yani Astrid tarafından yapıldı. Tam burada, Tanrıbaba benimle konuştu. Derin bir uykudan uyandığımda Tanrıbaba'nın kelamını etrafımdaki toprağa dağılmış, derin soğukla donmuş çakıllarda buldum. Çakılları elimde ısıttığımda, bana Tanrıbaba'nın kelamını bir bir ilettiler.
Yitikler'i alt et. Başlarını zincirle. Geleceğim.
Rün taşı 9
Valheim'da ilk gözlerimi açtığımda Odin'e kendisini bana göstermesi için yalvardım. Neredeydi o? Neden beni terk etmişti?
Uzun bir zaman boyunca bir yanıt almak uğruna fırtınalara ve vahşi yaratıklara karşı koydum. Tanrılar neredeydi? Benim ödülüm bu mu olacaktı? Odin neredeydi?
Ama artık biliyorum. Bozcüceleri bir araziden yabani ot ayıklar gibi söküp attığımda veya alazları köz gibi topladığımda Odin'in işini ben yaptım. Bir büyük ejderayla gücümü sınayıp kellesini tek darbeyle uçurduğumda içimde Odin'in neşesini derinden ve gururla hissettim.
Biz Odin'in elleriyiz, her birimiz... ve hayattaki kıymetimiz onun arzularını yerine getirmektir.
Rün taşı 10
Burada Otho ve Bjorn kimin en iyi sakala sahip olduğunu kararlaştırmak için muazzam bir düello yaptı. Şimdi ben, Bjorn, Otho'nun sakalının bir yaz günündeki mısır tarlası kadar parlak ve güzel olduğunu belirtecek şekilde bu taşı oyacağım. Yalan söylüyorsam yüce Thor kendi sakalımı suratımdan koparıp alsın.
Rün taşı 11
Eski Midgard'da tıpkı Vanir'in annelerine meydan okuyup onu Valheim'a gönderdiği gibi insan ordusu da ejderleri dağlardan püskürtmüştü. Ancak burada güçlerini ve sayılarını geri kazandılar. Şimdi muazzam kanatlarının çırpılma sesi zirvelerde yankılanıyor.
Savaşmaya layık gerçek birer düşman olan ejderler acımasız ve asil yaratıklardır. Kılıcınla yüzleşmekten kaçarlarsa onları oklarınla karşıla.
Rün taşı 12
Bu dağlarda rastgele mızrak fırlatsam beni öldürmeye çalışan bir şeylere denk geliyor. Ancak tepelerdeyken hayatın daha kolay olacağı güneşli ovalar gördüm. Şimdi orada yuva kurmaya gidiyorum. Ulf'un sözleri bunlardır.
Rün taşı 13
Valheim'da sana dost olacaklar vardır ama onları düşmanlarının arasından bulman gerekir. Eski dostların, ateş soyu, ay şarkıcıları. Asırlarca yanında avlandılar, şimdi kendi halkınla onların arasında yapılan eski anlaşmayı onlara hatırlatmalısın. Et onların sevinç kaynağıdır ve senin de ikramın olmalıdır.
Bu 13 taş, Valheim’ın Dağlar hakkında yazmayı seçtiği şey ve hepsini tek oturuşta okumak oyunun izin vermediği şeyin ta kendisi: dünya üreticisi onları dağıtıyor, senin dünyan da yürüdüğün sıraya göre gösteriyor. Metin Iron Gate’in, senin dilinde, özetlenmeden tam olarak veriliyor.
Ayrıca bakınız
Valheim başvuru kaynağın, PC’nde
Oyun dosyalarından her eşya, yaratık, tarif ve boss; üstüne üretim, yemek, konfor ve silah eşleşmesi planlayıcıları — Valheim’ın yanında duran bir masaüstü uygulamasında. PC’nde ücretsiz.
- Eşyalar, yaratıklar ve bosslar
- Üretim ve yemek planlayıcıları
- Masaüstüne Özel Araçlar
Help us maintain accuracy! If you notice incorrect stats, missing data, or any issues, your feedback directly improves the quality of our data for the entire community.
Dağlar hikâyesi
Dağlar bölgesinde rün taşları nerede bulunur?
Dünya üreticisi yerleştirdiği için sabit bir yer yok — ama Dağlar bölgesindeki 13 tanesinin hepsi yukarıda, yani okumak için bulmana gerek yok.
Rün taşları hikâye anlatmaktan başka bir işe yarıyor mu?
Hayır. Birini okumak onu derlemene kaydediyor, o kadar — ne bir güç, ne bir açılım, ne bir harita işareti. Okunmak için varlar; bu yüzden hepsini tek sayfada okumak oyunda sana hiçbir şey kaybettirmiyor.
Dağlar biyomunda kaç rün taşı var?
Burada 13 tane ve toplam yaklaşık 517 kelimelik metin. Oyunun bu yer hakkında kendi sesiyle söylediği her şey bu; tekrar okumak için yeniden yürümen gereken bir haritaya dağılmış halde değil, tek sayfada toplandı.
Rün taşları çevrilmiş mi?
Evet — Iron Gate yazdı ve 9 dilde dağıtıyor; bu sayfa da İngilizceyi başka sözcüklerle anlatmak yerine hangi dilde okuyorsan onu olduğu gibi veriyor. Bir rün taşının özeti taşın kendisinden her zaman kötü olurdu, bu yüzden burada hiçbir şey yeniden yazılmadı.
Rün taşları sırayla mı okunmalı?
Hayır ve zaten oyunda onları bir sırayla bulmuyorsun. Dünya üreticisi yerleştiriyor, dolayısıyla Dağlar biyomundaki 13 tanesi birer birer ve genelde kötü bir anda karşına çıkıyor. Birlikte okunduğunda senden önce burada yaşamış insanların kesintisiz bir anlatısını oluşturuyorlar — bu sayfanın onları dizdiği sıra da bu.